Kaynak: http://www.sussexsaferroads.gov.uk/
Kaynak: http://www.sussexsaferroads.gov.uk/

Dodge Challenger modeli ile yine çok başarılı bir spor otomobil üretti. Otomobilin hem dış görünümü çok çekici hem de sahip olduğu klasik Amerikan motorları ile sunduğu performans pek çok otomobilseveri büyülemeye yetip de artıyor.
Challenger’ın 3 versiyonu var: SE, R/T ve SRT8. SE bunlardan en düşük donanımlısı iken SRT8′de pek çok Dodge severin tahmin edeceği gibi en hızlısı. SE’de 3,5 litrelik bir motor görev yaparken, SRT8′de bulunan 6,1 litrelik devasa hacimli motor, spor severler için bir nimet.
1989 yılında General Motors tarafından satın alınan İsveç’li firma Saab yıl sonuna kadar elden çıkarılamazsa kapatılacak. Saab’a son dönemde İsveç’li spor otomobil üreticisi Koenigsegg talip olmuş, ancak General Motors ile anlaşmaya varamamıştı. Şu an firmaya bilindiği kadarıyla başka bir talip de yok. Bu haber otomobil dünyası için kötü bir haber. Saab gibi kişilik ve kalite sahibi bir markanın tarihin tozlu sayfalarına gömülecek olması gerçekten bir kayıp. Umarım General Motors satışları sürekli düşüş gösteren bu markasının kapatılması kararından vazgeçer ve yeni modellerle markasını destekler ya da Saab’ı satın almak isteyen bir şirket çıkar.
Bu haberin başlığı, içinde bahsedeceğim motorsikletin internet sitesinde kullandıkları slogan. Şimdi, böyle bir slogana sahip motorsikletin oldukça özel olduğunu tahmin edebiliriz. Peki ne kadar özel? Hızlanma değerlerini 0-100 olarak değil, 0-300 km/sa olarak ifade edecek kadar. Adı Asphaltfighters Stormbringer (Asfalt savaşçıları, Fırtına getiren) olan bu Alman canavar, 13.9 saniyede 300km/sa’lik bir hıza ulaşabiliyor.
16 sübaplı, sıralı 4 silindirli olan motor 220 HP güç üretiyor, ama bunun yanında 180 km/sa’in üzerine çıktığında havayı motorun içine direkt olarak püskürten özel bir performans ek sistemi sayesinde 280 HP’lik güce ulaşabiliyor. Almanya’nın Aalen kentindeki fabrikada üretilen bu intihar hız aracı 57.500€’dan başlayan fiyatlarla satılıyor. Bu fiyata dolu depo, aracın rengine uygun kıyafet ve kevlar kask da dahil. Süspansiyon, sürüş pozisyonu, sürücünün boyutlarına ve ağırlığına göre özel olarak ayarlanıyor.
Aracın diğer istatistiklerine de bakacak olursak: 0-100km/sa 2.9 saniye, 0-200km/sa 6.5 saniye ve son sürat 320 km/sa’in üzerinde.
Honda Civic modeli ile yıllardır kalite ve performans arayanların gözdesi bir otomobil. Uzun ömürlü motorları ve arıza çıkarmaması sayesinde geniş bir kullanıcı kitlesi yaratmış olan Honda; artık gözünü biraz daha yukarılara dikti.
Aslında uzun yıllardır piyasaya uygun fiyatlı kaliteli otomobiller sunan Honda; Civic’in bu son kasa Hatchback modeli ile lüks sınıfa doğru adım atmaya hazırlandığını da gösterdi. Fiyatı Audi – BMW gibi modellerin neredeyse hemen altına yerleştirilen Honda Civic HB atalarının aksine çok daha dinamik bir görünüme kavuştu. İlginç tasarımı sayesinde dikkat çeken otomobil, bu tasarımın getirdiği bazı dezavantajlara da sahip. Bunlardan en önemlisi 2 parçadan oluşan arka camın arasındaki kalın çıtanın arka görüşü olumsuz etkilemesi.
Frankfurttan sizlere tanıtacağım ilk araç, Mercedes CLS ile başlayan coupe görünümlü 4 kapılı akımının Audi’deki yansıması olan A5 Sportback.
Aslında, Audi tasarımcıları, A5 kadar güzel bir aracın oranları ile oynayarak oldukça riskli bir işe giriştiler, fakat ortaya çıkan ürün A5 Coupe’yi aratmıyor, ya da yazık olmuş dedirtmiyor. Bazı araçlar vardır sevmek için gözünüzün alışması gerekir, Alfa Romeo MiTo, Lancia Delta, gibi. Fakat A5 Sportback göze daha ilk andan itibaren sıcak ve estetik geliyor.
Bu görsel başarının içinde bir de 3.0 litrelik bir V6 motorun ürettiği 333 hp’lik güç olduğunu gördüğümüzde, M5 için çok daha dişli bir rakiple karşı karşıya olduğumuzun farkına varıyoruz.
BMW ile rekabet bir yana, Audi A5 Sportback’in en fazla yıpratacağı otomobilin A4 serisi olduğunu düşünüyorum, tabi henüz ülkemizde ne kadara satılacağı belli değil fakat, aradaki fark çok yüksek olmazsa, A4 satışlarında ciddi bir düşüş yaşanacaktır.

IAA International Motor Show
Bir yıl önce tam olarak da bugün Lehman Brothers’ın iflasını açıklaması ile başlayan küresel krizin çok büyük yaralar açtığı otomotiv sektörü için, hem moral hem de geleceğe daha umutla bakma şansı tanıyacak olan Frankfurt otomobil fuarı kapılarını açtı.
Bizler de hızkeyfi ekibi olarak yaz tatilimizi sonlandırıyor ve sizlerle yeniden birlikte olmanın heyecanını yaşıyoruz. Frankfurttan en yeni modeller ve sürprizlerle merhaba…
International Motor Show resmi adlı fuarın bu yılki teması “Yeşil Otomobiller”

Yeni nesil Clio, henüz yollara yeni çıkmışken, bu casus fotoğraf onun selefini gözler önüne seriyor. 2011 model, hatchback’te kalkık kaşlar ve kenar hava girişleri göze çarparken, Mazdavari bir arka tasarım dalgalı bir hava katıyor.
Henüz bu fotoğrafın ne derece gerçeği yansıttığını söyleyebilmek için çok erken.

Lamborghini’nin standart araçlarını yeterince özel bulmayanlar için İtalyan üreticiden yeni bir model: Murcielago LP670-4 SuperVeloce. 6.5litrelik V12 motoru, 670beygir üreterek dört-çeker sistemi ile SV’yi 0′dan 100′e 3.2saniyede çıkarıyor. Murcie’ye hafif bir diyet de uygulanarak 100kg zayıflaması sağlanmış, ve Reventon-vari ön ve arka görünüm kazandırılmış. Görsel değişiklikler bununla da sınırlı değil, altıgen motor kapağı ve Aeropack kanatlar da SV’ye eklenmiş. Her ne kadar SV’de çekici görünse de kişisel favorim hala Reventon…

“M. Welcome to the next chapter.”
“M. Bir sonraki bölüme hoşgeldiniz.”
Artık resmileşmiş olan X5 M ve X6 M için hazırlanan websitesindeki başlık işte bu şekilde. Burada bahsedilen bölümlerin öncelikleri M3, M5 ve M6 içindi ve yüksek beygir gücü ve arkadan itiş içeriyordu. Şimdi sözkonusu olanlar ise oldukça ağır ve dört tekerden çekişe sahip. BMW’nin M departmanı sorumlularından Bernd Limmer’ın açıklamasına göre X5 M ve X6 M, halihazırda kullanılan 4.4litrelik V8 çift-turbo motora yapılan hassas ayarlarla 500 beygirlik bir güce sahip olacak.
M armasına sahip olmak, yüksek seviyelerdeki güçten fazlasını gerektirir. O halde, yeni X’lerden özel süspansiyon ve yol tutuşu artırmak adına özel ayarlanmış bir 4×4 sistemi bekleyebiliriz. Bir de işin içine tüm bu geliştirmeleri tamamlayacak güçlendirilmiş frenler, daha büyük lastik ebatları BMW’nin şanına yakışır bir bölüm açacaktır.